Kayıt Teknikleri - AUTOHARP
Autoharp, kanun veya zither (Avusturya ve Almanya’da çalınan kanun)’e benzeyen bir enstrümandır. Akor çubukları vardır. Bu çubuklarla tellere basılır ve bazı teller çubuk tarafından serbest bırakılırken bazı teller susturulur. Bu etken sayesinde, bu çubukları basarak akorlar çıkartılır. Autoharp nispeten sessiz bir enstrümandır. Az ses çıkartır. Genellikle çalan, enstrümanı bağrına basıp enstrümanın altını sol koluna yaslar. Enstrümanı yukarı tutmak için kimi zaman bir kayışı vardır. Sol elle akor çubukları hareket ettirirken sağ el pena veya tırnaklarla telleri çalar. Öte yandan bazıları enstrümanı kucağına alıp veya bir masaya koyup o şekilde çalarlar. 
Nispeten az ses çıkardığı için, enstrümanın ortasının önünde yaklaşık 30 cm mesafede mikrofonlanmalı. Geniş frekans alabilen bir mikrofon kullanılmalı. Bir autoharptan yeterli bas sesi almak gerçekten zordur.
Sanatçı daha fazla bas sesi talep ediyorsa, şöyle bir yola başvurabilirsiniz: bir lavaliere (klape) mikrofonunu süngere sarıp icracının gömleğine takın. Aşağı yukarı gömleğinin sol cebe yakın bir yere takabilirsiniz Bu mikrofonu ayrı bir kanala aktarın, ve istenilen bas sesini almak için gerektiği kadar ön mikrofonun sesiyle karıştırın.
örnek ses dosyaları için TIKLAYIN
autoharp videoları için metacafe
Gönderen
midisyen
zaman:
11:44
0
yorum
Etiketler: kayıt teknikleri, Ses Kayıt
Kayıt Teknikleri - Enstrüman Mikrofonlama Teknikleri
Bu yazı dizisinde kayıt esnasında büyük olasılıkla karşılaşacağınız tipik (veya tipik olmayan) enstrümanların bir çoğunun klasik mikrofonlama teknikleri sıralanacak. Her bir enstrüman için birden çok teknik verilmektedir. Böylece en kısa sürede profesyonel sonuçlar elde edebileceksiniz. Uğraşınızı en aza indirgemeye çalıştık. Şemalar da birkaç mikrofonlama konumunu içerecek, ve herbirinde ses örneklerini bulacaksınız.
Bu pratik yöntemler, gereksiz renklendirmeden kaçınarak enstrümanın kendine has sesini gerçekçi bir biçimde yakalamak içindir. Çoğu durumda, tek mikrofonlu tekniklere odaklanılır.
Belirtilen enstrümanlarla ilgili olarak hazırlamaya çalıştığım slayt dosyasını vermiş olduğum link üzerinden bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz. Dosyalar powerpoint sunusu olup winrar ile sıkıştırılmıştır.
ACCORDION - (Akordion)
Bu enstrüman, birkaç ebatta ve birkaç stilde mevcuttur. Birbirinden çok farklı müzik türlerinde ortaya çıkıverebilir. Akordiyon ailesi, kamış gibi ince metal parçalar üzerinden ve aralarından hava üfleyerek sesini üretir. Sık sık iki mikrofon kullanılır. Çünkü dinleyicinin solunda duran bir ince (tiz) ses bölümü var ki melodi o tarafta çalınır, bir de kalın (bas) seslerin çıktığı sağ tarafı var. Bu taraftan en bas notalar ve akorlu eşlik çıkar. Tabii ki bu iki taraf stereoda kaydedilebilir, yani bir mikrofon sola, öteki sağa panlanabilir. Veya monoya toplanabilir.
Akordiyonlar, tuşlarından oldukça fazla mekanik sesler çıkarabilirler. Ayrıca sürekli hareket halinde olan körüklerinden de çok ses çıkarır. Bazı müzik tarzlarında bu mekanik sesler, müziğin ayrılmaz bir parçası diye algılanır. Başka müzik tarzlarında bu sesler istenmemekte ve dolayısıyla bunları bertaraf etmek için uzak mikrofonlama teknikleri kullanılmalıdır.
Akordiyon ailesinden enstrümanlar kaydederken, istenen müzik tarzını iyi idrak etmek gerekir. Bu tarzın ihtiyaçlarına cevap vermelisiniz. İcracıyla birlikte konuşarak kayıtta hangi seslerin duyulması gerektiği bilinmelidir. Doğru mikrofonlama yöntemlerini bulmak için biraz uğraşmanız ve denemeniz gerekebilir. Akordiyonlar arası farklar ve akordiyonun kullanıldığı müzik tarzlarının çeşitliliğinden ötürü, akordiyonları kaydetmek kimi zaman bir meydan okumadır.
Çoğu zaman iki mikrofon kullanmak tercih edilir. Birisi melodiyi almak için klavyeye (sağ el tarafına) doğru yönelir. Öteki mikrofon bas tarafına (sol el tarafına) bası -akorları almak için yönelir. Bu mikrofonlar iki kanala kaydedilir ve sonra monoya indirgenip böyle mikse eklenir. Bazen sağ-sol panlayarak stereo olarak eklenir. Amaç doğal ses ise, biri tam sağ öteki tam sol olmak üzere aşırı ve abartılı bir stereo kayıttan kaçınılmalıdır. Unutmayın ki ses, enstrümanın bütün boyundan çıkar. Dolayısıyla mikrofonlar, bütün kamışlarından eşit bir şekilde ses almak üzere yeterince uzaklıkta konuşlandırılmalıdır.
Enstrümanın mekaniklerinden ses istenirse, mesela geleneksel kayıtlarda, klavyenin boyundan dengeli sesler alabilmek için mümkün olduğu kadar yakından mikrofonlamalısınız.. Standart (“piyano”) akordiyon için, yakın mikrofonlama uzaklığı, biri tiz biri bas tarafında olmak üzere başlangıç olarak her iki mikrofon için yaklaşık 30 cm olur. Unutmayın ki çalan körüğü bir içeri bir dışarıya hep hareket ettiriyor. Bu harekete göre mikrofonları konuşlandırmak gerek. İkinci bir kayıtta, her iki mikrofonu da bir metre veya 120 cm’e kadar uzaklaştırmak, daha dengeli bir sound verir ve mekanik seslerin çok fazla olmamasını sağlar.
Büyük çaplı diyaframlı (zarlı) cardioid (ses alma alan şekli kalp şeklinde olan) mikrofon veya omnidirectional (tümyönlü) condenser (kondensatör) mikrofon gibi geniş bir ses alma şekli olan tek bir mikrofon, enstrümanın hemen önüne yaklaşık 30 cm uzaklıkta konulduğunda iyi sonuçlar da verebilir. Mikrofonun yönü, körüğün tam ortasına doğru olmalıdır.
Akordiyon İpucu:
Yakın mikrofonlamada akordiyonlar çok yüksek sinyaller üretebilir. Bu yüzden, kayıt yaparken mikrofonda fazla yüklenme sesleri için dikkatlice dinleyin. Gerekirse mikrofonun pad ini kullanarak sinyali düşürün.
Bandoneon, tangolarda çok sık kullanılan Arjantin düğme akordiyonudur. Kayıt bakımından büyük bir konsertina olarak düşünülebilir. Melodi sesleri enstrümanın hem solundan hem sağından gelir. Bu enstrümanın mikrofonlama ipuçları için aşağıdaki konsertina maddesine bakın.
Böyle akordiyonların çok çeşitleri vardır. Bazıları tam ebatlı “piyano” akordiyon kadardır. Butonlu (düğmeli) akordiyonlar (nam-ı diğer melodeonlar), piyano akordiyonunun mikrofonlanması gibi mikrofonlanabilir. Müzik tarzından haberdar olup ona göre uygun bir mikrofonlama seçmelisiniz. İrlanda müziği, İngiliz müziği ve kontra dans icracıları enstrümanın hem sağını hem solunu kullanırlar. Genellikle daha melodik olan sağ tarafına tercih ederler. Çoğu kez bu tarzları kaydederken ortada duran ama biraz tize (sağa) doğru yönelen, ses alanı geniş olan tek bir mikrofonla makul bir kayıt yapılabilir. Öte yandan Tex-Mex tarzında çalanlar enstrümanın bir tek sağ tarafını kullanırlar. Bu yüzden sadece enstrümanın sağ tarafını mikrofonlamak yeterli olabilir. Cajun ve Zydeko tarzlarında çalanlar hem sağ hem sol taraflarını kullanırlar. Ya iki tane mikrofon ya da ses alma şekli geniş olan tek bir mikrofon kullanarak enstrümanın her iki tarafının seslerini almalısınız. Sık sık geleneksel müziklerinde kullanılan butonlu (düğmeli) akordiyonlar, özellikle bir toplulukta çalınırken, nispeten daha uzaktan mikrofonlanır.
Çoğu akordiyonda olduğu gibi bir tarafı tiz bir tarafı bas yerine konsertinanın her iki tarafından melodi çıkar. Çok küçük bir enstrüman olduğu için yaklaşık 25 cm mesafede duran tek bir mikrofonla iyi kayıtlar yapılabilir. Tek mikrofon enstrümanın tam önünde veya iki mikrofon X-Y tarzında (yani, x-y koordinat eksenleri gibi üstüste ve birbirine göre 90 derecede durarak) yaklaşık 30 cm mesafede icracının önünde konuşlandırılır.
Akordiyon örnek ses dosyaları - slayt dosyası için
TIKLAYIN (skydrive-yavaş bağlantı-alternatifleri deneyin)
Alternatif link
dahada alternatif link
Kaynak / Çeviri : Professional Microphone Techniques
By David Mills-Huber, Philip Williams
ISBN 13: 978-0-87288-685-8
ISBN 10: 0-87288-685-9
Kayıt Teknikleri - Mikrofonlama

Mikrofon ile Ses Kaynağı Arasındaki Mesafeye Göre Ses Nitelikleri
Çağdaş stüdyo ve sahne kayıt işlerinde, ses kaynağı ile mikrofon arasındaki mesafeye doğrudan ilişkili dört ana mikrofonlama stilleri vardır.
Bunlar: yakın mikrofonlama, vurgulamalı mikrofonlama, uzak mikrofonlama ve çevre (ambians) mikrofonlaması.
Yakın Mikrofonlama
Yakın mikrofonlama terimi, mikrofonun ses kaynağından en yakın 2 cm ile en uzak bir metre arasında bir mesafede konuşlandırılmak için kullanılır. Bu teknik, çağdaş stüdyolarda çok kanallı müzik yapımında kesinlikle en çok kullanılan tekniktir. Yakın mikrofonlama, iki ana işleve hizmet eder:
1.Sese hemen yanınızdaymış gibi bir ses tonu verir.
2.Çevreden başka seslerin kayda girmesini engeller.
Ses şiddeti mesafesinin karesiyle azaldığı için, 2 metreden öteden gelen bir ses, 8 cm gibi bir mesafeden gelen aynı şiddette olan bir sesle karşılaştırılınca nispeten önemsizdir. Dolayısıyla pratikte sadece mikrofonun doğrultusundaki ses kayda girecektir. Dışarıdan gelen sesler kayda alınmayacaktır.
Yakın mikrofonlama tekniğinin avantajları olmasına karşın, yakınlık kavramı abartılmamalıdır. Mikrofon, mümkün olduğu kadar değil, gerektiği kadar yakın konuşlandırılmalıdır. Çünkü fazla yakın mikrofonlama, ses kaynağının rengini değiştirebilir. Bu renk değiştirme olayı genelde 2 ile 15 cm arasında etkili olur. Mikrofon çok çok yakın konuşlandırılınca ses kaynağının bütün ses yelpazesi (ton balansı, timbre)nin alınamaması olasıdır. Çünkü bu durumda ses kaynağının yüzeyinin sadece küçük bir bölümü mikrofon tarafından duyulmaktadır. Bu da, küçük alana özgü ses denge sonucu verir. Bu aşırı yakın mesafelerde, mikrofonun konumunu sadece 2 veya 3 cm öteye değiştirmek, alınan sesi büsbütün değiştirir. Bunun üç çaresi vardır:
1.Kayıt başlamadan önce, dinleye dinleye ve aradığınız sesi buluncaya kadar mikrofonu kaynak olan enstrümanın yüzeyinde gezdirin.
2. Alma açısını genişletmek için mikrofonu ses kaynağından daha uzak bir mesafede konuşlandırın. Böylece enstrümanın genel sesinin daha dengeli bir örneğini alırsınız.
3. EQ ile aranan denge buluncaya dek sesi dengeleyin.

Uzak Mikrofonlama Yöntemi
Uzak mikrofonlama terimi, bir veya birden fazla mikrofonun ses kaynağından bir metre ya da bir metreden daha uzak bir mesafelerde konuşlandırmak anlamına gelen bir terim. Bu teknik, iki işleve hizmet eder:
1. Mikrofonu öyle bir konuma getirir ki bütün enstrümanın sesi ya da birkaç enstrümanın sesleri bile birden alınır. Böylece toplam ton balansı da korunmuş olur. Doğal bir ton balansı almak için, önce enstrümanın ses veren yüzeyinin büyüklüğüne bakılır. (Örneğin curanın yüzeyi küçük olup kontrabasın yüzeyi büyük olur.) Mikrofon yaklaşık bir o kadar uzakta konuşlandırılır.
2. Mikrofon öyle bir uzaklıkta konulur ki hem ses kaynağının doğrudan sesini alır, hem de akustik çevreden gelen yankılar ve ses kırmaları da alınır. Bu yankılar ve kırmalar, ses kaynağının kendi sesiyle bir bütün olarak kaydedilir.
Uzak mikrofonlama, sık sık doğrudan enstrüman (veya enstrümanlar topluluğu) sesiyle dolaylı olarak akustik çevresinden gelen seslerinin dengesini yakalamak için kullanılan bir tekniktir. Bu denge, birkaç etmenin etkileşiminden saptanır. Bunlardan bazıları; aletin veya ses kaynağının büyüklüğü ve odanın yansıma nitelikleri.
Bu teknikler, kayda açık, canlı ve havadar bir etken ekler. Çünkü uzakta duran mikrofonlar, akustik alanın daha büyük bir kısmını yakalar. Böylece daha büyük bir ses alma açısı, daha az mikrofonla kapsanır.
Uzak mikrofonlamanın dezavantajlarından biri de şudur: akustik çevre çok iyi olmayabillir. Kötü oda yankıları olabilir, faz farklarından kaynaklanan boğuk veya tuhaf ses rengi alınabilir vb. Böylece kayıt kötü ve biçimsiz çıkabilir.
Bu sorunu önlemek için şunları yapabilirsiniz:
1. Geçici olarak yankıları yutmak ve kırmak için ses emen veya kıran paneller kullanabilirsiniz.
2. Mikrofonu ses kaynağına daha yaklaştırabilirsiniz. Sonra gerekirse yapay derinlik ekleyebilirsiniz.
Vurgulama Mikrofonlaması
Daha önce gördüğümüz gibi, yakın ve uzak mikrofonlama teknikleri birbirinden çok farklı ses alma ve ton nitelikleri bize sunar. Kimi durumlarda, bu iki tekniği birden kullanmak istediğimizde doğal bir kayıt dengesini yakalayamıyoruz. Örneğin, klasik batı müziği kayıt yöntemleri genelde uzak mikrofonlama tekniklerine dayanır. Böylece doğrudan ve dolaylı (çevresel, ambiyant) sesler arasında hoş bir denge sağlanır. Ama performansta bir solo bölümü varsa, o solo enstrümanı almak için fazladan bir mikrofon gerekebilir. Oysa solo enstrümanı fazla yakından mikrofonlanırsa, o enstrüman diğer enstrümanlara göre dinleyiciye çok fazla yakın gibi durur. Diğer enstrümanların çok çok önünde duruyor gibi. Bu solo enstrümanın sesini daha doğal almak için, uzak ve yakın mikrofonlama arasında bir “uzlaşma” mesafesi seçilir.
Vurgulama mikrofonu kullanırken, mikrofonlama mesafesi çok dikkatlice seçilmeli. Ayrıca, kanallar indirgenirken o vurgulama mikrofonunun aldığı sinyal, bütünün karışımına çok ustaca eklenmeli. Dozajı fazla kaçırmamak gerek. Basitçe, stereo yelpazesinde o vurgulama kanalı, solistin diğer enstrümanlarına rengini veya dengesini bozmamalı. İyi bir vurgulama mikrofonlama tekniği, sadece solo bölümünde biraz varlığını daha fazla hissettirir. Ayrı bir mikrofon olarak algılanmamalı. Kanalların bütününe vurgulama mikrofonu eklenirken dikkatli ve yerinde bir panlama da, ortalıkta gezen hafif hayalet veya yetim kalmış sesleri yok edebilir. Bu tuhaf sesler, bazen solistin dinamiklerinden (yüksek veya alçak sesle çaldığı zamanlarda) oluşur.
Çevre (Ambians) Mikrofonlaması
Mikrofon öyle bir mesafede konuşlandırılır ki doğrudan sinyaldan çok, odanın kendi derinlik sesi kaydediliyorsa, buna çevre ses alma mikrofonu denilir. Bir odanın çevre sesi (ambiyansı) almak için bir veya iki mikrofon kullanılabilir. Örneğin, tek bir tane tümyönlü (omnidirectional) mikrofon, odaya doğru uzatılabilir. Doğal yankıları yakalar.. Veya iki tane birbirinden mesafeli veya üstüste ama başları birbirine göre yüzde 90 derecede ses alanları “kalp şeklinde” olan (cardioid) mikrofon odaya, ses kaynağından ters yönde konuşlandırılabilir. Çok iyi sonuçlar veren bir yöntem daha var: iki ikiyönlü (bidirectional) mikrofon üstüste ve başları birbirine göre 90 derecede, Blumlein çapraz “sekiz şekli” konumunda konuşlandırılır. Uzak ve açık havadaymış gibi bir izlenim vermek için bu yöntemlerden herhangi biri kullanılabilir. Veya yakın mikrofonlamayla birlikte kullanılabilir. Böylece kayda daha dolgun bir hava verir.
Çevre mikrofonu, her kayıtta kullanılabilir. Örneğin,
1. Canlı konserde, çevre mikrofonları konser yerinin çeşitli yerlerinde konuşlandırılır. Böylece yakın mikrofonlamada kaybedilen doğal derinlik tekrar kayda eklenebilir.
2. Canlı konser kayıtlarında, seyircilerin tepkileri ve alkışlarını yakalamak için çevre mikrofonları odada konuşlandırılır.
3. Stüdyo kayıtlarında, kaydın daha dolgun ve havalı bir sound vermek amacıyla çevre mikrofonları kullanılabilir. Sounda daha derinlik eklemek için çevre mikrofonu bir efekt olarak eklenebilir. Örneğin, daha önce kaydedilmiş bir kanal, stüdyo monitörlerinden yüksek sesle çalınır ve bu ses, iki tane çevre mikrofonu tarafından tekrar kayda alınırsa, daha şişkin ve büyük bir sounda karşı karşıya gelebilirsiniz. Bu yeni sound, orijinal sinyaliyle mikslenebilir.
Yakın, uzak, vurgulama ve çevre mikrofonlamaları tek tek ele aldığımız halde, her biri diğerleriyle istediğiniz kadar aynı kayıtta karıştırılabilir. Tek bir kaide var: kayıt yöntemi, müziğe veya projeye uygun olması gerekir. Örneğin, kimilerinin inandığı gibi, uzak mikrofonlama teknikleri sadece ve sadece klasik batı müziğe göre değildir ki. Caz flüt kayıtları, yarım metreden kaydedilirken enteresan sonuçlar verir, Hindistan'ın ünlü Taj Mahal Sarayında bin metreden öte bir uzaklıkta kaydedilirken de. Düşünerek ve deneyerek bu teknikleri harmanlayarak çok özgün ve enteresan sonuçlar elde edilebilir.
Kaynak / Çeviri : Professional Microphone Techniques
By David Mills-Huber, Philip Williams
ISBN 13: 978-0-87288-685-8
ISBN 10: 0-87288-685-9
Gönderen
midisyen
zaman:
11:28
0
yorum
Etiketler: kayıt teknikleri, Ses Kayıt
Profesyonel Mikrofonlama ve Kayıt Teknikleri - Yerleşim
Mikrofon yerleşimi (konuşlandırılması)
Mikrofon yerleştirme konusu, göreceli bir sanat dalıdır. Profesyonel medyada fikir vermek üzere kullanılan kurallar olsa da, bunlar sadece ipuçları. Katı kurallar olarak algılanmamalı. Bugünün “kötü” diye nitelendirilen tekniği, yarının en “sıkı” tekniği olabilir. Yeni müzik stilleri, tarzları ve ekipmanları gelişirken, ses kayıt teknikleri de bunun paralelinde evrim yaşayacaktır. Bazen de eski ve köhneleşmiş teknikler de tekrar kullanıma alınır ve çok “çağdaş” olurlar. Her sanat dalında olduğu gibi, mikrofonlama teknikler ve teknolojileri, ilginç ve yenilikçi deneyler ve denemelerle yenilenir. Dolayısıyla, bu bölümün geri kalan kısmında, bugünlerde kullanılan çeşitli tek mikrofonlama tekniğini anlatacağız. Böylece kendi tekniklerinizi yaratmanız ve geliştirmenize yardımcı olmak üzere ipuçları vermiş olacağız. “Tek mikrofonlama teknikleri” deyince, tek mono (stereo olmayan) mikrofonla bir ses kaynağının sesini almaktan söz ediyoruz. Daha sonraki bir bölümde stereo konuşlandırma konusunu işleyeceğiz.
Mikrofon ile Ses Kaynağı Arasındaki Mesafeye Göre Ses Nitelikleri
Çağdaş stüdyo ve sahne kayıt işlerinde, ses kaynağı ile mikrofon arasındaki mesafeye doğrudan ilişkili dört ana mikrofonlama stilleri vardır. Bunlar: yakın mikrofonlama, vurgulamalı mikrofonlama, uzak mikrofonlama ve çevre (ambiyans) mikrofonlaması.
Kaynak / Çeviri : Professional Microphone Techniques
By David Mills-Huber, Philip Williams
ISBN 13: 978-0-87288-685-8
ISBN 10: 0-87288-685-9
Gönderen
midisyen
zaman:
10:39
0
yorum
Etiketler: kayıt teknikleri, Ses Kayıt
Dinlemek Lazım - Erdal ERZİNCAN - Giriftar
Erdal Erzincan, en son ensturmantal albümü ile yine sevenlerinin gönlünü fethedecek.
Albümde 13 enstrumantal ezgi bulunmakta.
Yapım Yılı: 2008
Firma: Güvercin Müzik
Tür: Halk Müziği / Enstrumantal
Albüm içeriği
1. Can Ali / Müzik: Erdal Erzincan
2. Giriftar / Müzik: Erdal Erzincan
3. Elmas / Derleyen: Nida Tüfekçi
4. Sulari / Müzik: Davud Sulari
5. Topal Oyun Havası / Derleyen: Talip Özkan
6. Karakoyun / Kaynak: Ali Bozer
7. Kırmızı Buğday / Kaynak: Haydar Bayçin Derleyen: Muzaffer Sarısözen
8. Mektup / Müzik: Erdal Erzincan
9. Beşik / Kaynak: Maksut Usağı Aşireti Derleyen: Ferruh Arsunar
10. Meyrik / Müzik: Geleneksel
11. a) Biter Kırşehir'in Gülleri / Kaynak: Muharrem Ertaş
b) Vay Bana Vaylar Bana / Derleyen: Yücel Paşmakçı
12. a) Giresun Karşılasma / Kaynak: Ömer Akpınar Derleyen: Yücel Paşmakçı
b) Baglantı Ezgi (Doğaçlama) / Erdal Erzincan & Şeyhmus Fidan
c) Daşlı Tarla Ayrıklı / Kaynak: Yalçın Özsoy Derleyen: Nida Tüfekçi
13. Hançer Barı / Müzik: Geleneksel
NOT: Bu siteden müzik dinlenmemekte ve indirilmemektedir.
Ayrıca hiçbir yasadışı içerik bulunmamaktadır.
ERDAL ERZİNCAN : (www.erdalerzincan.com.tr den özgeçmişi)
1971 yılında Erzurum'da doğdu. Küçük yaşlardan itibaren yaşadığı bölgenin folklorunu gözlemlemeye başladı ve bağlamayla da o yaşlarda tanıştı.
1985 yılında Arif Sağ Müzik Kursu'nda dersler almaya başladı.
1989 yılında İ.T.Ü. Türk Müziği Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü'ne girdi ve aynı süreçte; "Tezenesiz Bağlama Çalma Tekniği"(Şelpe) ile ilgili araştırmalar yaptı.
Üniversitedeki bitirme tezini ise;
"Parmak Vurma Tekniğinin Bağlamadaki Uygulanışı ve Notasyonu" konu başlığıyla sundu.
1994 yılında hazırladığı "Töre" isimli ilk solo albümünden sonra;
"Garip", "Gurbet Yollarında", "Anadolu"(Enstrümantal),"Al Mendil", "Kervan",
"Giriftar" (Enstrümantal) isimli albümlerini hazırladı.
Ayrıca Tolga Sağ, İsmail Özden, Yılmaz Çelik, Muharrem Temiz ile birlikte "Türküler Sevdamız" adı altında üç albüm hazırladı.
2004 yılında Viyana'da; Cumhurbaşkanı Heinz Fischer'in desteğiyle, Wiener Konzerthaus'ta, Russell McGregor yönetimindeki Ambassade Senfoni Orkestrasıyla birlikte bir konser verdi.
"Classic Cem" adıyla gerçekleştirilen bu konser ayrıca Hollanda'da iki farklı orkestrayla sahnelendi.
2004 yılında öğrencilerinden oluşan yirmi beş kişilik Bağlama Orkestrasıyla yurtiçinde konserler verdi.
İran'lı Kemança sanatçısı Kayhan Kalhor'la hazırladığı enstrümantal albüm ECM Records tarafından
"The Wind" adıyla yurtdışında ve Türkiye'de yayımlandı.
Kayhan Kalhor'la birlikte Türkiye ve Avrupa'nın yanında, World Music Institute tarafından organize edilen turne kapsamında Amerika ve Kanada'da konserler verdi.
On yılı aşkın bir süredir, kendi adını taşıyan Müzik Kursunda eğitim vermekte ve ayrıca Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi olarak da bilgi ve birikimlerini öğrencileriyle paylaşmaya devam etmektedir.
Kendisi gibi sanatçı olan Mercan Erzincan ile evli olup bir çocuk babasıdır.
Gönderen
midisyen
zaman:
00:39
0
yorum
Etiketler: albüm, dinlemek lazım, tavsiye
Coşkun Sabah'tan inciler
Ünlü besteci ve şarkıcı Coşkun Sabah, Kanaltürk’de “Orada Neler Oluyor” programında ilginç açıklamalarda bulundu.
Sabah, “Ne Hülya Avşar ne de Gülben Ergen şarkıcı! Onların detone sesleriyle söyledikleri bir şarkı ’Pro Tools’ denen cihazla yaklaşık 8 saatlik çalışma sonucu dinlenir hale geliyor” dedi. İşte Sabah’ın çarpıcı açıklamaları:
“Gülben Ergen ve Hülya Avşar’ın ’Pro Tools’ cihazı kullandığını biliyorum. Benim stüdyom var. Gülben Hanım’ın 4 albümünün kayıtları benim stüdyomda yapıldı ve bu cihaz kullanıldı. Mankenlikten şarkıcılığa geçen bütün herkes bu cihazı kullanıyor. Bu cihaz detone düzeltme cihazıdır. Gerçek şarkıcıların buna ihtiyacı yoktur. Zaman zaman belki bir tek kelime için kullanırlar. Mankenlikten artistlikten gelen arkadaşlarımızın ise başından sonuna kadar her kelimesinde Pro Tools kullanılır. Ama Sibel Can ve Seda Sayan’da bu cihazın kullanacağını tahmin etmiyorum. Bu cihaz A kalite bütün stüdyolarda vardır. Bu cihaz bir lükstür. Cihazın fiyatı 30 bin dolar. Stüdyonun saati 40 dolardır. Sadece detone düzeltmek için 3 dakikalık şarkı bazen 8 saat çalışmayla dinlenir hale gelir. Tonmaister, şarkıcının çok sakat okuduğunu görürse Pro Tools’a başvurur. Pro Tools’ta kalp atışı gibi grafik görürsünüz. Sesin yanlış çıkışlarını ses frekansıyla oynayarak düzeltirsiniz. Mesleği şarkıcı olmayan herkes kullanmaya mecburdur. Bazılarının okudukları 15 saatte zor düzeltilir! Çünkü aranjör onunla kelime kelime uğraşıyor. Siz hiç Gülben Ergen ile Hülya Avşar’ın canlı şarkı söylediğini duydunuz mu?”
Önce resme bakarak “Şimdi bu yazının burda ne işi var” diyenleri duyar gibiyim. Coşkun Sabah Protools ‘u anlatıyor okuyunda kıymetini bilin Krotools’ un.
Gönderen
midisyen
zaman:
13:46
0
yorum
Etiketler: Müzik Teknolojisi
Okumak Lazım (Git Zaman Gel Zaman Fonograf-Gramofon-Taş Plak)
Git Zaman Gel Zaman Fonograf-Gramofon-Taş Plak - Cemal ÜNLÜ
Fonograf, gramofon, taş plak... Günlük hayatımızın bir parçası değiller artık. Ancak onlar müzik tarihinin vazgeçilmez tanıkları... Git Zaman Gel Zaman, bu konuyla ilgili yazılmış en kapsamlı eser olarak müzikçiler, tarihçiler ve koleksiyoncular için önemli bir kaynak olacaktır. Cemal Ünlü, 1991 yılına kadar sadece koleksiyoncusu olduğu taş plaklar konusunda Türkolog Dr. Robert Anhegger'in özendirmesiyle araştırma yapmaya başladı.
1996 yılında düzenlenen 'Gramofon ve Taş Plak' sergisinin danışmanlığını yaptı. 1996 yılında başlamak üzere çeşitli firma ve kuruluşlara eski kayıtlardan aktarılmış 20 kadar CD gerçekleştirdi. Açık Radyo'da toplam dört buçuk yıl süren 'Taş Plaklarda Saz ve Söz' ve 'Sadânüvis' gibi programlar yaparak eski kayıtların tanınması, sevilmesi yönünde çalışmalar yaptı. Git Zaman Gel Zaman, Cemal Ünlü'nün bu birikimlerini okurla paylaştığı kapsamlı bir eser.
Dünyada ve Türkiye'de fonograf ve gramofon
İlk kayıtlar
Sahibinin Sesi
Blumenthal Biraderler-Orfeon Record
Edmund Weinberg-The Gramophone Company
Grünbergler-Odeon İlk popüler müzik: Estudiantina
Hovarda havaları
Tanburi Cemil Bey kayıtları
Tanburi Cemil Bey'in defteri
Taş plaklara okuyan ve unutulmuş sanatçıların biyografileri...
Bu kitapta bulabileceğiniz konulardan sadece birkaçı. Ayrıca, kitaba eklenen CD-ROM'da 1905-1965 yılları arasında yayımlanmış taş plak kataloglarında yer alan 15.000'i aşkın kayıt yer almaktadır. Okura, bu kayıtları firma, eser, makam ve yorumcu ismine göre arama imkânı da sunulmuştur.
Yazar Hakkında :
CEMAL ÜNLÜ
Cemal Ünlü 1949 yılında Üsküdar’da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. Tiyatro sanatına ilgisi 1966 yılında Üsküdar Halkevi çalışmalarıyla başladı. 1969 yılında LCC tiyatro okuluna girdi. 1973 yılında A‚OK (Anadolu ‚Çocuk Oyunları Kolu) girişiminin içinde yönetici, oyuncu, yönetmen olarak yer aldı. 1983 yılında, “Tohum Düştü Toprağa” adlı çocuk romanını yayımladı. 1979 yılında girdiği Üstanbul Devlet Tiyatrosu’nda günümüze kadar pek çok oyunda rol aldı. Aynı zamanda geleneksel gölge oyunu Karagöz’le ilgilendi. Bu sanatı, olabildiğince geleneklere bağlı bir anlayışla ele aldı. 2002-2003 döneminde “Karagöz’ün Salıncak Sefası” adlı gölge oyunu Üstanbul’da gösterildi. 2003-2004 tiyatro döneminde “Kaçsam Bırakıp” adıyla yazmış olduğu belgesel-müzikalin Konya Devlet Tiyatrosu’nda yönetmenliğini yaptı. Bir koleksiyoncu olarak eski kayıtlara (78 devirli plaklara) olan ilgisi, 1991 yılında Türkolog Dr. Robert Anhegger’in özendirmesiyle araştırmaya dönüştü. R. Anhegger’le birlikte, Tarih Toplum dergisi için “Sözlü Taş Plaklar” başlıklı makaleyi yazdı. Üstanbul Ansiklopedisi’ne konu ile ilgili maddeler hazırladı. 1996 yılında düzenlenen “Gramofon ve Taş Plak” sergisinin danışmanlığını üstlendi. ‚eşitli şenlik ve festivallerde 40 kadar taş plak dinletisi gerçekleştirdi. Televizyon belgeselleri için danışmanlık yaptı. 1996 yılından itibaren, çeşitli firma ve kuruluşlara, eski kayıtlardan aktarılmış 20 kadar CD gerçekleştirdi. Bunlardan bazıları; “Seyyan Hanım”, “Gazeller I-II”, “Kantolar”, “Üstanbul Laternası”, “Kendi Sesinden Hafız Sadettin Kaynak”, “Osmanlı Marşları”, “Yurttan Sesler”, “Geçmişten Günümüze Türk Müziği: Alafranga”dır. Açık Radyo’da toplam dört buçuk yıl süren “Taş Plaklarda Saz ve Söz” ve “Sad-nüvis” gibi programlarla eski kayıtların tanınması, sevilmesi yönünde çalışmalar yaptı. 2002 yılı Gazeteciler Cemiyeti Radyo Başarı …dülü “Sad-nüvis” programına verildi. Cemal Ünlü halen Üstanbul Devlet Tiyatrosu sanatçısıdır.






